My favorite
My favorite

Wie komme ich dazu, türkische Gedichte zu schreiben? Ich habe türkische Wurzeln. Geboren und aufgewachsen in Ankara und  der türkischen Sprache mächtig, schreibe ich zwischendurch auch Gedichte in meiner Heimatsprache. Allerdings sind es bislang nicht sehr viele, aber was nicht ist, kann ja noch werden...

 

Viel Spaß an diejenigen, die sie lesen und verstehen können...

ANKARAM

 

Gözlerimi actigimda,

ilk gördügüm,

hayati bastan seninle tanidigim,

toz, toprakli, egri yollarinda kostugum,

havani icime cektigim,

suyunu tattigim,

Ankaram,

kucaginda büyüttün,

bensiz büyüdün,

bekledin beni senelerce,

dayan,

gelecegim,

eskiyi kesfedip hatirlamaya,

yeniyi tanimaya...

© 2011

ISTENMEYEN MISAFIR

 

Icimdeki hüzün

beni sarsiyor,

gecmek bilmiyor,

aniden gelen,

istenmeyen misafiri

agirlamak,

cok zor geliyor.

© 2011

GECEN GÜNLER

  

Gün geldi,

gittim uzaklara,

biraktim o hayati orada,

basladim bu hayata,

ve kaldim arada,

bir yandan o zamanin resimleri

bir yandan bu zamanin hayalleri,

derken,

zaman akip gitti,

ama hic bir sey bir daha,

o zamanin resimlerini geri getiremedi.

© 2010

SENSIZ HAYAT

 

Sensin

aklimda gezen,

sensin,

hislerimi sezen,

sensin,

dünyami alt üst eden,

dur,

kal orada,

lütfen yanasma,

artik sensiz bakmam lazim yasamima.

© 2010

COCUK GÖZÜYLE

 

Hayat,

bir oyunsa eger,

bahcesi,

bütün dünya,

cocuklar bir yanda,

cocukluklarini yasarlar,

büyükler öteki yanda,

icinde olan cocugu bastirmaya calisirlar,

keske bu hayata,

büyüklerde,

hala cocuk gözüyle bakabilse.

© 2010

ESKI OYUNCAKLAR

 

Eski bir oyuncak gibi,

bir kösede,

ben bene,

birakildim,

yanasan yok,

kaldiran yok,

destekleyen yok,

tutan yok,

yok mu hic bilen,

eski oyuncaklarin degerini ?

© 2010

BAZI KISILER

 

Insanlar,

zamanla gelip giden,

sana ögreten,

senden ögrenen,

bazen hayatini terk eden,

bazen hayatina eklenen,

degerini bilen,

bu insanlardir iste,

yasamina binbir renk veren.

© 2010

ISTEKLER

 

Bir siir yazmak istiyorum,

uzun bir siir,

bir, iki satirla degil,

uzunca anlatmak istiyorum,

ama neyi?

Bir cok seyi…

Nasil baslasam bilmiyorumki,

Icimden gecenleri,

Gecen zamanin isteklerini…

Gecmis olabilirmi?

Yoksa bir kösede büzülmüs, bekliyorlarmi?

Beni?

Hala,

Sabirla,

Ne kadar zaman daha?

Sabir, ne zamana kadar yeter?

Ne kadar bekler?

Ölümsüz müdür?

Yüzüne gülmezsen eger,

bir an gelir,

senden kopar gider…

 

Kalk, kalk ayaga,

isteklerini al yanina,

sikica tut,

sakin birakma,

önemse,

ve hic bir zaman unutma.

© 2010